Telefonunuzdaki varsayılan uygulamaları nasıl değiştirirsiniz?

Biliyorsunuz artık herkesin elinde telefon var. Bunlarla bir sürü aktivite kısa sürede yapılıyor. Mesela bir sitenin linkini açmak istediğinizde tek tıkla o siteye ulaşabiliyorsunuz. Evet ulaşabiliyorsunuz ama hangi uygulamayla? Telefonlarda "Varsayılan uygulama" denilen uygulamalar vardır. Eğer telefonunuzda bir işi yapabilecek iki veya daha fazla uygulama varsa o işi yapmak için varsayılan uygulama görevlendirilir. Link açma örneğimizden ilerleyelim, sizin o linki açabileceğiniz ikiden fazla uygulama varsa "varsayılan olarak" görevlendirdiğiniz uygulama devreye girer ve linki açar (Çoğunlukla bu varsayılan uygulamalar birçok telefona önyüklü olarak gelen Google uygulamaları olur)

Eğer cihazınızda o işi yapmak için uygulama görevlendirilmediyse hangi uygulamayla işi yapmak istediğiniz soran bir pencere açılır. Örneğin siz bir sitenin fotoğrafını indirip açmak istediğinizde telefonuz eğer onu açabilecek birden fazla resim uygulaması varsa hangisini kullanmak istediğiniz sorar. Sürekli bu pencereyi görmek ise canınızı sıkabilir bu nedenle bu yazımda "varsayılan uygulama"nızı nasıl değiştireceğinizi size anlatmak istiyorum.

Android


Android, hangi uygulamaların varsayılan olarak ayarlandığı konusunda size bol miktarda kontrol sağlar.  Ana menüler ve ekranlar, hangi üreticinin telefonunuzu yaptığına bağlı olarak değişebilir, ancak ilgili seçeneklerin bulunması zor olmamalıdır.

 Android'in en son sürümünde Ayarlar uygulamasını açmanız, ardından Uygulamalar ve bildirimler, ardından Gelişmiş ve ardından Varsayılan uygulamalar öğesini seçmeniz gerekir.  Tarayıcı ve SMS gibi tüm mevcut kategoriler listelenir.




Varsayılanı değiştirmek için kategoriye tıklamanız ve yeni bir seçim yapmanız yeterlidir. Yalnızca bu uygulama veya görev kategorisini işlemek için özel olarak tasarlanmış uygulamalar listelenir.

 Android o kadar özelleştirilebilir ki, başlatıcı olarak bilinen ana ekrana geri döndüğünüzde devralınan uygulamayı bile değiştirebilirsiniz. Takılı olanlardan birine sahipseniz, seçiminizi Ana uygulama bağlantısı üzerinden almak için geçiş yapabilirsiniz.

 Ayrıca, Uygulamalar ve bildirimler ekranından belirli bir uygulamaya girebilir, ardından belirli bir uygulamanın işlemesi için ayarlanmış dosya türlerini ve bağlantıları seçmek için Varsayılan olarak Gelişmiş ve Aç seçeneğine dokunabilirsiniz.

iOS

iOS maalesef varsayılan uygulamaları değiştirmenize izin vermez - bu yüzden web bağlantıları her zaman Safari'de açılır ve görüntüler hep Fotoğraflar'da açılır.  Alternatif tarayıcılar, fotoğraf editörleri, e-posta istemcileri vb. Yükleme seçeneğiniz vardır - bunlar varsayılan olarak davranamazlar.  Twitter ve Facebook gibi birçok uygulama artık kendi yerleşik tarayıcılarını kullanıyor, böylece sosyal medyadaki bir bağlantıyı her izlediğinizde Safari'ye geçmek zorunda kalmıyorsunuz.

Google’ın bilmeye değer bir geçici çözümü var.  İOS cihazınızda birden fazla Google uygulamanız varsa, sizi Apple'ın kendi uygulamalarını başlatmadan aralarında bağlantılar ileterek sizi Google'ın yazılımı içinde tutarlar.




İOS için Gmail'de, menüden Ayarlar'a dokunun, ardından Varsayılan uygulamalar'ı seçin. Sırasıyla, Apple Safari ve Apple Haritalar yerine harita bağlantılarını takip ederken açacağınız şekilde Gmail’deki web bağlantılarına dokunduğunuzda Google Chrome’u açacak şekilde ayarlayabilirsiniz. Chrome'da benzer bir seçenek var: Menüden Ayarlar, İçerik Ayarları ve Varsayılan uygulamalar seçeneğini belirlerseniz, Chrome'dan başladığınız sürece, Apple Mail yerine iOS için Gmail'de yeni e-postalar oluşturmayı seçebilirsiniz. Elbette, istediğiniz zaman Gmail’i birincil posta hizmetiniz olarak da ayarlayabilirsiniz eğer ayaralamazsanız sadece iOS Mail uygulamasına yönlendirir.

 Varsayılan uygulamaları normal şekilde ayarlamakla tamamen aynı değildir ancak en azından eğer Google'ı Apple tercih ediyorsanız size çözüm sunar
Devam�n� Oku

Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu 30 Ekim 2019 tarihi itibariyle trafiğe açılacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü, Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu'nun 30 Ekim 2019 tarihi itibariyle trafiğe açılacağını duyurdu




26 Ekim 2019 Cumartesi 09:54
Ulaştırma Bakanlığı'nın Yap-İşlet-Devret modeliyle yaptırdığı Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu'nun trafiğe açılmasına karar verildi. Otoyollarda uygulanan yasakları sıralayan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü maksimum hız limitinin 120 kilometre olduğunu belirtti.

Karayolları Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklama şöyle:

“Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğünden:

Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu Projesi Yap-İşlet-Devret Modeli ile Yapılması, İşletilmesi ve Devri İşinde Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu ve Bağlantı Yolları (Km:15+366- 65+700) arası kesiminin, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkındaki Kanunun 15. Maddesi gereğince trafiğe açılması Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından onaylanmıştır.

1.Otoyolun bu kesimi 30.10.2019 tarihinde saat: 00:01’den itibaren trafiğe açılacaktır.

2.Belirli yerler (Köprülü Kavşaklar, Ücret Toplama İstasyonları vb.) ve şartlar dışında Otoyola giriş ve çıkış yasaktır. Karayolu sınır çizgisi boyunca tesis edilmiş olan telçitler veya duvarlar bu tür çıkışları engellemek amacıyla tesis edildiğinden bu engellerin açılması, yıkılması, kesilmesi ve başka şekilde tahrip edilmesi yasaktır.

3.Erişme Kontrollü Karayolu olarak trafiğe açılan bu kesime, yayaların, hayvanların, motorsuz araçların, lastik tekerlekli traktörlerin, iş makinelerinin ve bisikletlilerin girmesi yasaktır.

4.Bu kesimde mecburi asgari hız 40 km/saat olup, azamı hız geometrik standartların müsaade ettiği limitlerdir. (Max. hız 120 km./saat)

5.Erişme Kontrollü Karayolu olarak trafiğe açılan bu kesimde ve kavşaklarda duraklamak, park etmek, geri dönüş yapmak ve geri gitmek yasaktır. Zorunlu hallerde en sağdaki emniyet şeridinde (bankette) durulabilir.

6.Otoyola cephesi bulunan müesseselerin kendi faaliyetlerini sürdürdükleri binalarına tanıtma levhaları koymak istemeleri halinde, Karayolları Genel Müdürlüğü'nden ve Görevli Şirketten izin almaları gerekmektedir.

7.Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu Projesi Yap-İşlet-Devret Modeli ile Yapılması, İşletilmesi ve Devri İşinde Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu ve Bağlantı Yolları (Km:15+366- 65+700) arası kesiminin yapımı, bakımı ve işletilmesi sözleşmesi gereği üstlenici Görevli Şirket tarafından yürütülecektir.

8. 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkındaki Kanunun 15. maddesi gereğince ilan olunur.”
Devam�n� Oku

Tik Tok'un sahibi ByteDance kendi özel telefonunu üretmeyi planlıyor.

Yıllar yıllar önce Amazon kendi ürünlerini tanıtmak için "Fire Phone" adlı bür telefon çıkarmıştı. Aynı şeklilde Facbook'ta HTC işbirliği ile kendi özel telefonunu çıkarmıştı ancak tüm bu girişimler başarısızlıkla sonuçlandı. "Büyük şirketler telefon üretiminde başarısız olabilir" düşüncesinin bu kadar önemli iki sonucu olmasına rağmen Tik Tok bunları göz ardı edip bir telefon çıkarmayı planlıyor.

Financial Times tarafından yayınlanan bir habere göre, endüstri kaynakları TikTok’un sahibi ByteDance’nın şu anda içerik toplama platformu TopBuzz ve haber platformu News Republic de dahil olmak üzere önceden yüklenmiş  uygulama yelpazesiyle gelen kendi akıllı telefonunu geliştirdiğini iddia etti.


BytDance, bu telefonu çıkarırken Çinli telefon markasu Smartisan'dan satın aldığı patentler ve oradan gelen çalışanlardan mutlaka faydalanacaktır. Telefonun dış görünüşü ve özellikleri ile ilgili henüz bir bilgi yok ancak telefon muhtemelen ucuz sekmentte ve gençlere yönelik olacaktır. Böyle söylüyorum çünkü Tik Tok özellikle gençlere yönelik bir uygulama ve en çok Çin ve Hindistan gibi ucuz telefon pazarına sahip ülkelerde kullanılıyor. Bu iki etken telefonun daha çok kullanılmasını sağlayacaktır.

ByteDance'nın Avrupa ve ABD pazarlarıyla başa çıkmaya çalışıp çalışmayacağı bilinmiyor. Telefon ,yıllar önce Amazon ve Facebook'un ürettikleri gibi, başarısızlıkla sonuçlanabilir. Sonuçta, başka bir telefonda uygulamayı indirebiliyorsanız, neden bir TikTok akıllı telefon almayı zahmet edesiniz ki?

Devam�n� Oku

Google Semiha Berksoy'un 109. yaş günü için doodle hazırladı. Semiha Berksoy kimdir.

Özel günlerde yaptığı Doodle çalışmaları ile bilinen Google, bugün için Semiha Berksoy'un 109. yaş gününü kutladı. İlk Türk kadın opera sanatçısı olan Berksoy, aynı zamanda ressam kişiliği ile de tanınmaktadır. Arama motoru Google'ın ana sayfasını açan bireyler de Semiha Berksoy için yapılan Doodle çalışması ile karşılaşıyorlar. Bu doğrultuda da, 'Semiha Berksoy kimdir?' sorusu günün en çok yanıtı merak edilenleri arasında öne çıkıyor. Peki, Semiha Berksoy kimdir ve eserleri nelerdir? Google Doodle olan ünlü ismin hayat hikayesi ve hakkındaki tüm detayları sizler için derledik.

SEMİHA BERKSOY KİMDİR?

Haberimizin detaylarından, bugün 109. yaş günü olan opera sanatçısı Semiha Berksoy'un hayatı hakkında bilgilere ulaşabilir ve eserlerini görüntüleyebilirsiniz.

İşte, ünlü ismi hayat hikayesi;


1910 yılında İstanbul'da doğdu. Annesi ressam Fatma Saime Hanım, babası Ziya Cenap Berksoy'dur. Annesi ona jestlerle şiir okumasını, şarkı söylemesini ve resim yapmasını öğretti. İlkokuldayken hikayeler yazdı, yazdıklarını resimledi.

Darülbedai Tiyatro Okulu'na gitti. İstanbul Belediye Konservatuarı'nda Nimet Vahit Şan sınıfına devam etti. 1932 yılında Darülbedai'de çalışmaya başladı. Çeşitli oyunlarda başrol oynadı. Muhsin Ertuğrul'un çektiği ve ilk sesli Türk filmi İstanbul Sokaklarında rol aldı. Darülbedai'de sahnelenen Türk operetlerinin primadonnası oldu.

Atatürk'ün hayranlıkla seyrettiği Özsoy Operası'ndaki rolüyle dikkatleri üzerine çekti.

Nazım Hikmet'in yazdığı 'Bu Bir Rüyadır' operetinde Fatma rolünü, Cemal Reşit Rey ve Ekrem Reşit Rey'in operetinde Marlane rolünü, 'Saz Caz'da Doleres Del Ranco'yu oynadı.

Ankara Devlet Konservatuarı'nın açtığı sınavı kazanarak Berlin Devlet Yüksek Müzik Akademisi Opera bölümüne gitti. Berlin'de verdiği konserlerde ayakta alkışlandı. Orada Richard Straws'un 75. doğum yılı şenliklerinde "Ariadne auf Naxos" operasında başrolde oynadı (1939).

Berlin'de çalışmak yerine Ankara Devlet Operası'nın sanatçısı olmayı tercih etti. İlk konserini Cemal Reşit Rey'in eşliğinde verdi. Ankara Devlet Operası'nın kurulmasında Carl Ebert ile birlikte görev aldı. 1941 yılında profesyonel anlamda ilk opera gösterisi olan Tosca'da oynadı. Bundan sonra Devlet Operası'nın çeşitli gösterilerinde rol aldı ve yurtdışında pek çok konser verdi.

1963 yılında jübilesi yapıldı. 1972 yılında Devlet Operası'ndan 'Yüksek Dramatik Soprano' olarak emekli oldu.

Opera çalışmalarının yanısıra resim yaptı. 1969 yılında Berlin'de, 1972 yılında da Paris'te sergi açtı. Türkiye'de ilk sergisini 1974 yılında Ankara Devlet Resim Heykel Galerisi'nde açtı. Genellikle ölüm ve aşk temalarını işledi.

15 Ağustos 2004 tarihinde İstanbul'da vefat etti.


Eserleri

ESERİ:

Ateş Kuşu

Rol aldığı tiyatro oyunları

Bu Bir Rüyadır : Nâzım Hikmet - İstanbul Devlet Tiyatrosu - 2001

Keşanlı Ali Destanı : Haldun Taner - Engin Cezzar Gülriz Sururi Tiyatrosu - 1966

İstanbul Efendisi : Musahipzade Celal - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1965

Yatık Emine : Refik Halit Karay,Nazım Kurşunlu - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1965

Rüya Oyunu : August Strındberg - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1964

Dumanlıda Telaki Var : Nazım Kurşunlu - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1964

Çalıkuşu : Reşat Nuri Güntekin,Necati Cumalı - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1962

Göç (oyun) : Cevat Fehmi Başkut - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1961

Macun Hokkası : Müsahipzade Celal - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1961

Lütfen Dokunmayın : Haldun Taner - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1961

Kanaviçe (oyun) : Turgut Özakman - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1960

Büyük Jüstinyen : Refik Erduran - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1960

Karayar Köprüsü : Redik Erduran - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1959

Felsefe Doktoru : Branislav Nušic - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1959

Tablodaki Adam : Cevat Fehmi Başkut - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1958

Cadı Kazanı : Arthur Miller - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1958

Dışardakiler : Haldun Taner - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1957

Korku (oyun) : Orhan Asena - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1956

Bu Gece Başka Gece : Reşat Nuri Güntekin - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1956

Dünkü Çocuk : Garson Kanin - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1955

Yaşlı Aile : Branislav Nušic - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1954

Çayhane : John Parick - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1954

Lady Frederick : W. Somerset Maugham - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1953

Elektira : Sofokles - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1952

Miras (oyun) : Augustus Goetz - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1951

Köşebaşı : Ahmet Kutsi Tecer - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1951


Kaynak:sabah

Devam�n� Oku

Yılan sokmasından dünyada her gün 200 kişi ölüyor

Yılan sokması nedeniyle dünyada her gün 200 kişinin, her yıl 81 bin ila 138 bin kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.

Yılan sokması nedeniyle dünyada her gün 200 kişi yaşamını yitiriyor.

CNN'de yer alan haberde, dünyada yılan sokmasından her gün 200 kişinin, her yıl 81 bin ila 138 bin kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.

Yılan sokması nedeniyle her yıl en az 400 bin kişinin de sakat kaldığı kaydedildi.

İngiltere merkezli araştırma kuruluşu Wellcome Trust, yılan sokmalarının herhangi bir tropikal hastalıkla karşılaştırıldığında daha fazla ölüme ve sakatlığa neden olduğunu belirtti.

DÜNYANIN EN BÜYÜK VE EN GİZLİ SAĞLIK SORUNLARINDAN BİRİSİ

Yılan sokmalarından kaynaklanan insan ölümlerinin, dünyanın en büyük ve en gizli sağlık sorunlarından birisi olduğu ifade ediliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ),yılan sokmalarının neden olduğu ölümlerin sayısını azaltma amacıyla bir yol haritası belirleyeceğini duyurdu.

DSÖ, yılan sokmalarına karşı eğitimin önemli olduğuna işaret ederek, 136 milyon dolarlık yatırımla 2030 yılına kadar ölüm ve sakatlık sayısının yarıya indirilmesinin amaçlandığı da kaydedildi.

Wellcome Trust kuruluşundan Prof. Mike Turner, yılan sokmalarının tedavi edilebilir olduğunu dile getirerek, doğru panzehire erişimle hayatta kalma şansının artırıldığını dile getirdi.

Bilim adamları ise daha güvenli, ucuz ve etkili panzehir üretmek için yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.

Dünyada 3 bin 400 civarında yılan türü bulunuyor. Bunlardan yaklaşık 600'ünün zehirli olduğu sanılıyor.

Saldırılar ağırlıklı olarak Asya ve Afrika'da yaşanıyor.

Devam�n� Oku

Ekrem İmamoğlu "Hani çaldılar? Hani hırsız?"

İstanbul'un seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, YSK'nin gerekçeli kararına ilişkin, "Bu gerekçeli karar dediğiniz şey, tamamen gerekçesiz. Türkiye tarihin bu gerekçe üzerinden iptal edilmiş bir seçim yok. Hani çaldılar? Hani hırsız?" dedi.

31 Mart seçimlerinde halk oylarıyla seçilen ancak AKP ve MHP'nin itirazları sonucu YSK tarafından mazbatası alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Habergolobal TV'de gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor. 

İmamoğlu, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) gerekçeli kararına ilişkin "Bana göre hiçbir şey ifade etmiyor. Sadece 100 sayfaya yakınında ilçelerdeki isimler yazılmış. Edebiyat dersinde kompozisyona konu olarak çalışılmamışsa sayfalarca yazarsınız. YSK başkanı olmak üzere şerh yazan kişiler var. Gerekçede seçim iptali için uyumsuzluk görülmemiştir deniyor. Bir başka şerhte ise seçimin iptaline hukuki bir uyarlılık bulunmamaktadır deniyor. Türkiye tarihinde başka böyle bir örnek yok. Sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmaması seçmene yüklenecek bir husus değil. Kendi yaptıları şayet bir hata ise bundan 16 milyon insanı cezalandırılıyorlar. Hani çalma nerede? Bu ülkenin bütün yöneticileri hem de Ramazan ayında, iftar sofralarında çaldılar dediler. Bu milletin vicdanına sığar mı bu anlayış." dedi.

Devam�n� Oku

Spotify'ın ilk cihazı çıkıyor: Car Thing

Dünyaca ünlü müzik uygulaması Spotify, Cart Thing adında ilk donanım cihazını çıkarıyor. Cihaz adından da anlaşılabileceği üzere araba kullananlara hitap ediyor.

En çok kullanılan müzik uygulamalarından olan Spotify donanım işine giriyor. Car Thing adındaki cihazı isminden de anlaşılacağı üzere araba kullanırken müzik dinlemeyi sevenlere hitap ediyor.


Öncelikle cihazdan şöyle bir bahsedelim. Aracınızın 12V'luk girişine takarak kullanabileceğiniz bu cihazın sol tarafında dairesel bir ekran yer alıyor. Cihazda 'Hey Spotify' dediğinizde aktifleşen sesli asistan hizmeti mevcut. Sesli asistan sayesinde aynı anda hem yola odaklanıp hem de cihaza bakıp şarkı değiştirme zahmetine girmeden istediğin şarkının ismini söyleyerek dinleyebilirsiniz.


Cihaza kendi Spotify hesabınızı entegre ederek sevdiğiniz çalma listelerine kolaylıkla erişebilirsiniz. 


Kullanıcılar hakkında bilgi edinmek amaçlanıyor.

Spotify'ın böyle bir hizmete girilmesinin asıl amacının ise diğer şirketlere rakip olmak değil kullanıcılar hakkında daha fazla bilgi edinmek olduğu söyleniyor.



Test edilmeye geliyor.

Müzik servisinin bu cihazına ABD'li bazı Spotify Premium kullanıcıları, test kapsamında ücretsiz erişim sağlayabilecek.

Fiyat ve tarihi belirsiz.

Cihazın ne zaman çıkacağı ve fiyatı ile ilgili ise henüz dedikodulardan öte bir bilgi yok.

Devam�n� Oku

Anadolu Efes tarihinde ilk kez finale yükseldi.

Basketbolda EuroLeague 2018-19 sezonunda Final Four'a yükselmeyi başaran takımlarımız Fenerbahçe Beko ve Anadolu Efes karşı karşıya geldi.

Karşılaşmanın ilk periyodu Fenerbahçe Beko'nun 20-19'luk üstünlüğüyle sona erdi.

2. periyot Anadolu Efes'in 45-40'lık üstünlüğüyle sona erdi.

3. periyot Anadolu Efes'in 68-57'lik üstünlüğüyle sona erdi.

Karşılaşma Anadolu Efes'in 92-73'lük üstünlüğüyle sona erdi. Bu sonuçla Basketbol THY Avrupa Ligi'nde Anadolu Efes Fenerbahçe Beko'yu 92-73 yenerek tarihinde ilk kez finale yükseldi.


Temsilcimizin finaldeki rakibini CSKA Moskova ve Real Madrid karşılaşmasının sonucu belirleyecek.


Devam�n� Oku

Beynimizin yüzde kaçını kullanıyoruz

Beyinle ilgili birçok yanlış inanış var. Bunlardan biri de beynimizin sadece yüzde 10’unu kullandığımıza dair algıdır.

Herkesin hoşuna gider buna inanmak. Çünkü geri kalan yüzde 90’ı da kullanmayı öğrendiğimizde daha zeki, başarılı ve yaratıcı olabileceğimiz umudunu barındırır. Ama ne yazık ki doğru değildir.

Her şeyden önce neyin yüzde 10’u sorusunu sormak gerekir. Eğer söz konusu olan beyin bölgelerinin yüzde 10’u ise bu tez çok çabuk çürütülebilir. Nörologlar manyetik rezonans görüntüleme ya da MRI denen teknikle, insan bir şey düşünürken ya da yaparken beynin hangi bölümlerinin harekete geçtiğini gözleyebiliyor.

Yumruğumuzu sıkıp gevşetmek gibi basit bir hareket ya da birkaç kelime söylemek bile beynin yüzde 10’undan daha büyük bir bölümünün harekete geçmesini gerektiriyor. Hiçbir şey yapmadığımızı sandığımız anda bile beynimiz oldukça meşguldür; nefes alma ve kalp atışı gibi fonksiyonları kontrol ediyor ya da yapılacak işler listesini hafızaya alıyordur.

Kaynağı ne?

Yüzde 10 oranı beyin hücrelerinin sayısını ifade ediyorsa bu inanış yine doğru değildir. Sinir hücreleri işlevsiz kaldığında ya bozulup ölür ya da yakındaki diğer bölgelerin istilasına uğrar. Yani beyin hücreleri boş boş öylece durmaz. Değerli hücrelerdir bunlar. Kaynak tüketimi bakımından beynimiz büyük bir tüketicidir. Soluduğumuz oksijenin yüzde 20’si beyin dokusunu canlı tutmak için kullanılır.

Doğada bazı ilginç tasarımların olduğu bir gerçektir; fakat ihtiyacımız olandan 10 kat daha büyük bir beyin evrim açısından da mantıklı değildir.

Peki biyolojik ve psikolojik temeli olmayan böyle bir fikir nasıl olur da böylesine yaygınlık kazanır? Bu inancın kaynağını bulmak zor. Fakat Amerikalı fizyolog ve filozof William James 1908’deki bir eserinde (The Energies of Men) “zihinsel ve fiziksel kaynaklarımızın çok küçük bir kısmını kullanıyoruz,” gibi bir laf etmiştir. Fakat ne beyinden ne de bir orandan söz etmiş, sadece insanın daha çok şeyi başaracağına dair iyimserliğini ifade etmiştir.

Yüzde 10 oranı, Dale Carnegie’nin 1936 tarihli ‘Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı’ adlı kitabının önsözünde geçiyor. Bazıları ise bu rakamın Albert Einstein’a ait olduğunu söylüyor; fakat bugüne kadar böyle bir alıntıya rastlanmamıştır.

Adapte olma özelliği

Bu yanlış anlamaya kaynaklık edebilecek iki şey daha var. Beyindeki hücrelerin yüzde 90’ı gliyal hücreler adı verilen destek hücreleridir. Bunlar beynin beyaz kısmını oluşturur ve geri kalan yüzde 10 oranındaki nöronlara, yani asıl düşünme işini gerçekleştiren gri kısma fiziksel ve besinsel olarak destek olur.

Bir de beyin taraması sonucu olağanüstü ilginç özellikleri ortaya çıkan hastalar var. 1980’de John Lorber adlı bir İngiliz çocuk doktoru Sciencedergisine yazdığı bir makalede, bazı hidrosefali(beyinde su toplaması) hastalarının yeterli beyin dokusu kalmadığı halde hala işlevsel olduklarından söz etmişti. Bu elbette sağlıklı olanların beyinlerini ekstra kullanma yeteneğine sahip oldukları anlamına gelmiyor; sadece olağanüstü durumlara adapte olmanın örnekleri olarak gösteriliyor.

Gelişme potansiyeli

Aklımıza koyduğumuzda yeni şeyler öğrenebileceğimiz ve bunun beynimizin yapısını değiştirdiğine dair veriler var. Fakat söz konusu olan beyinde yeni alanlar bulunması değildir. Beyinde sürekli olarak sinir hücreleri arasında yeni bağlantılar oluşur ya da artık ihtiyaç kalmayanlar ortadan kalkar.

İlginç olan şu ki, bu inanışın doğru olmadığı söylendiğinde insanlar büyük bir hayal kırıklığına uğruyor. Yüzde 10 oranı, içerdiği gelişme potansiyeli bakımından çok cazip geliyor olmalı. Ama ne yazık ki bu potansiyel beynin kullanılmayan bir kısmında ortaya çıkmayacak


Devam�n� Oku

Bu telefon aklınızı alacak. İşte Xiaomi Mi Mix 4

Yaklaşık 1,5 - iki yıl önce telefon sektörüne fiyakalı bir iniş yapan Xiaomi'nin önümüzdeki aylarda piyasaya sürülmesi beklenen Xioami Mi Mix 4'ün özellikleri internete düştü. Özelliklere bir baktığımızda 'bomba gibi bir telefon geliyor' yorumunu... Hayır hayır Note 7'den bahsetmiyorum :) . Neyse işte daha önce gördüğünüz telefonlardan çok daha güçlü bir telefonun geldiğini söyleyebiliriz.

 Xiaomi'nin önümüzdeki aylarda çıkarmasını beklediğimiz Xioami Mi Mix 4 ile ilgili özellikler yayınlandı. Görünüşe göre bu telefon değil Xioami'nin amiral gemisi, adeta uzay gemisi olma yolunda. Telefon 100W'lık hızlı şarj teknolojisi ile telefon tarihindd bir ilki gerçekleştiriyor. 

Sistem gereksinimleri

Telefon 1TB'lık hafızası ve 16 GB'lik RAM'i ile bir bilgisayarı andırıyor. Ayrıca telefonun 100w hızlı şarj teknolojisi ile bir ilki gerçekleştireceğini söylemiştik. Telefonun bataryası ise 4.500 mAh


İşte Xioami Mi Mix 4'ün genel özellikleri

Twitter kullanıcısı Mukul Sharma tarafından paylaşılan, söz konusu telefonun teknik özellikleri şunlar:

• Qualcomm Snapdragon 855 yonga seti  


• 16 GB RAM 


• 1 TB dahili depolama alanı 


• UFS 3.1 depolama 


• 120 Hz tazeleme hızına sahip 2K AMOLED ekran 


• 64 megapiksel kamera 


• IP68 sertifikası 


• 4.500 mAh pil 


• 100 W hızlı şarj (Dünyada ilk) 


Kaynak: Donanım Haber

Devam�n� Oku

ABD Huawei’yi kara listeye aldı

ABD, güvenlik endişeleri sebebiyle Huawei ve ortaklarını kara listeye ekledi. ABD’li firmalar Huawei ile alışveriş yapmak için özel lisansa ihtiyaç duyacak. Detaylar haberimizde.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan acil durum emri ile ABD’ye ulusal güvenlik tehdidi teşkil eden telekomünikasyon ekipmanımı kullanımını yasaklandı. Yayımlanan açıklamada herhangi bir ülke veya firma ismi geçmese de hedefin Huawei olduğu tahmin ediliyordu. Tahminler doğru çıktı.

Huawei ve 70 ortağı kara listede

ABD Sanayi ve Güvenlik Dairesi (BIS) “Entity List” adını verdiği listeye Huawei ve 70 ortağınıekledi. Bu adımla birlikte ABD’li şirketlerin Huawei ile alışveriş yapabilmesi için özel lisansalmaları gerekecek. Dolayısıyla Huawei’nin tam anlamıyla önünün kesildiğini söyleyebiliriz.


Kararın arkasındaki temel sebep önceki haberimizde aktardığımız gibi, bilgi ve iletişim teknolojilerinde güvenlik açıklarına sebep olan yabancılardan Amerika’yı korumayı sağlamak. ABD Ticaret Bakanlığı da Huawei’nin İran’la ilişkileri iddianamesini öne çıkarak, firmanın yasaklanmasının makul bir temeli olduğunu belirtiyor.


Yeni nesil 5G ağ ekipmanlarında iddialı şirketlerden biri olan Huawei, kararla birlikte ABD altyapısında kullanılamayacak. Her ne kadar Huawei tarafından ürünlerinin güvenlik tehdidi oluşturmadığı ve her türlü görüşmeye açık oldukları açıklamaları gelse de şimdilik karşı taraftan pozitif bir adım göremiyor. ABD ve Çin arasındaki gerilim ZTE'den sonra Huawei'yi de engellemiş oldu

Devam�n� Oku

Ailesine şerbet diye siyanür içiren genç ile ilgili her şey.

İzmir'in Bayraklı ilçesinde yaşayan Dokuz Eylül Üniversitesi kimya bölümünde okuyan Mahmut Can ailesine şerbet diye internetten sipariş ettiği siyanürü içirdi Mahmut Can'ın annesi ve babası hayatını kaybetti 2 kardeşi ise hayatı tehlikeyi attı. Gence 'şizofreni' tanısı kondu.



İzmir'in Bayraklı ilçesinde dehşet verici bir olay yaşandı. Mahmut Can adında bir genç internetten sipariş ettiği siyanürü meyve suyunun içine katıp 'şerbet' diye ailesine içirdi. Anne ve Babası hayatını kaybetti. 2 kardeşinin ise durumu iyi.


'15 dakikanız kaldı... 10 dakikanız kaldı' dedi.


Mahmut Can salı akşamı saat 22:30 civarı anne ve babasına 'Değişik bir şerbet yaptım bir tadın' dedi.  Annesi Fatma ve babası Mehmet Kalkan birden fenalaştı. Anne Fatma Kalkan komşulara 112'yi aramasını söyledi. İddiaya göre Mahmut Can Kalkan annen ve babası can çekişirken '15 dakikanız kaldı.. 10 dakikanız kaldı' şeklinde dakika saydı. 

Şizofreni tanısı koydu.

Mahmut Can'ın ailesi hastaneye kaldırılırken. Kendisine ise şizofreni tanısı kondu. Edilen bilgilere göre genç internetten ticaret yapıyordu. Yaptığı ticaretten 45 bin lira zarar elde etti. Psikolojisi bozulduktan sonra herhangi bir destek de almadı. Bu sebeple psikolojisi bozulan Mahmut Can böyle bir işe girişti. 


Kardeşine zorla içirmeye çalıştı.


Mahmut Can, 16 yaşındaki kardeşi Mehmet Taha'ya da siyanürlü sıvıdan içirmeye çalıştı. Annesi ve babasına olanları gören Mehmet Taha içmek istemedi. Mahmut Can kardeşine zorla içirmeye çalışırken yanlışlıkla siyanürlü sıvıyı kardeşinin üstüne döktü. Kardeşi hastaneye kaldırıldı,durumu iyi ancak tedbir amaçlı hastanede.


En küçük kardeş 4 yaşındaki Emir Can Kalkan'ın vücudunda siyanüre rastlanmadı. Küçük çocuk taburcu edildi.


Mahmut Can ise kontrollerinden sonra sevk edildiği Nöbetçi Mahkemece tutuklandı.


Devam�n� Oku

Venezuela'dan 'Türkiye hami devlet olsun fikri

Venezuela'nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Moncada, ülkesinin Washington Büyükelçiliğinin korunması için Türkiye'nin ''hami devlet'' olmasını teklif ettiklerini söyledi.

Venezuela'nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Samuel Moncada, þülkesinin Washington Büyükelçiliğinin korunması için Türkiye'nin ''hami devlet'' olmasını teklif ettiklerini söyledi.
Moncada, BM Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında ABD yönetiminin, Venezuela'nın Washington Büyükelçiliğinin boşaltılması kararına ilişkin açıklamalarda bulundu.
ABD ile Venezuela arasında diplomatik ilişkilerin kesildiğini ve Viyana Sözleşmesindeki diplomatik ilişkiler kapsamında ABD'nin başkent Caracas'taki büyükelçiliği için üçüncü bir ülke olan İsviçre'yi ''koruyucu devlet'' olarak seçtiğini belirten Moncada, ''Biz de Türkiye'yi hami devlet olarak önerdik. Teklifimize 'biz sizi tanımıyoruz' diyerek hayır dediler, Guaido'yu tanıdıklarını söylediler.'' dedi.
ABD yönetimi, protestocu ve aktivistlerin içinde bir süredir nöbet tuttuğu Venezuela'nın Washington Büyükelçiliğini boşaltmak için yasal süreç başlattığını açıklamıştı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, büyükelçiliğin Venezuela'da kendini geçici devlet başkanı ilan eden muhalif Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido yönetimine ait olduğunu savunarak, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu tanımadıklarını, bu nedenle Maduro'ya destek veren protestocuların elçilikte bulunmasının "yasa dışı" olduğunu ileri sürmüştü.
Bakanlık, Guaido tarafından Washington'a büyükelçi olarak atanan Venezuelalı diplomat Carlos Vecchio'nun büyükelçiliğin boşaltılmasını talep ettiğini belirterek, protestoculara gönüllü şekilde elçilikten çıkmaları çağrısında bulunmuştu.

Protesto devam ediyor

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya destek veren, kadın aktivist grubu CodePink'in başını çektiği protestocular, yaklaşık bir aydır bina içinde eylemlerini sürdürürken, Guaido destekçileri bina dışında nöbet tutuyor.
Venezuela hükümeti çalışanları tarafından binaya davet edildiklerini belirten göstericiler, polisin kendilerini zorla çıkarmaya hakkı olmadığını savunuyor.
Washington DC polisi ile gizli servis polislerinin nezaret ettiği eylemlerde zaman zaman taraflar arasında gerginlik yaşanırken, büyükelçilikteki eylemcilerin dışarıdan yemek temin etmesine dahi izin verilmiyor.
Öte yandan, geçen hafta eylemcileri dışarıya çıkmaya zorlamak için büyükelçilik binasının elektrik ve suyunun kesilmesi sosyal medyada büyük tepkiye neden olmuştu.
ABD ile Venezuela arasındaki kriz devam ederken ABD yönetimi, ocak ayında Birleşmiş Milletleri söz konusu krizi görüşmek için toplanmaya davet etmiş, bu davetin ardından Maduro, ABD ile diplomatik ilişkileri kestiklerini ve bu ülkedeki büyükelçilik ve konsoloslukları kapatma kararı aldıklarını açıklamıştı.
Devam�n� Oku

�leti�im Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *