Cat-5
Sponsor Reklam
Telefonunuzdaki varsayılan uygulamaları nasıl değiştirirsiniz?
Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu 30 Ekim 2019 tarihi itibariyle trafiğe açılacak
Tik Tok'un sahibi ByteDance kendi özel telefonunu üretmeyi planlıyor.
Financial Times tarafından yayınlanan bir habere göre, endüstri kaynakları TikTok’un sahibi ByteDance’nın şu anda içerik toplama platformu TopBuzz ve haber platformu News Republic de dahil olmak üzere önceden yüklenmiş uygulama yelpazesiyle gelen kendi akıllı telefonunu geliştirdiğini iddia etti.
BytDance, bu telefonu çıkarırken Çinli telefon markasu Smartisan'dan satın aldığı patentler ve oradan gelen çalışanlardan mutlaka faydalanacaktır. Telefonun dış görünüşü ve özellikleri ile ilgili henüz bir bilgi yok ancak telefon muhtemelen ucuz sekmentte ve gençlere yönelik olacaktır. Böyle söylüyorum çünkü Tik Tok özellikle gençlere yönelik bir uygulama ve en çok Çin ve Hindistan gibi ucuz telefon pazarına sahip ülkelerde kullanılıyor. Bu iki etken telefonun daha çok kullanılmasını sağlayacaktır.
ByteDance'nın Avrupa ve ABD pazarlarıyla başa çıkmaya çalışıp çalışmayacağı bilinmiyor. Telefon ,yıllar önce Amazon ve Facebook'un ürettikleri gibi, başarısızlıkla sonuçlanabilir. Sonuçta, başka bir telefonda uygulamayı indirebiliyorsanız, neden bir TikTok akıllı telefon almayı zahmet edesiniz ki?
Google Semiha Berksoy'un 109. yaş günü için doodle hazırladı. Semiha Berksoy kimdir.
Özel günlerde yaptığı Doodle çalışmaları ile bilinen Google, bugün için Semiha Berksoy'un 109. yaş gününü kutladı. İlk Türk kadın opera sanatçısı olan Berksoy, aynı zamanda ressam kişiliği ile de tanınmaktadır. Arama motoru Google'ın ana sayfasını açan bireyler de Semiha Berksoy için yapılan Doodle çalışması ile karşılaşıyorlar. Bu doğrultuda da, 'Semiha Berksoy kimdir?' sorusu günün en çok yanıtı merak edilenleri arasında öne çıkıyor. Peki, Semiha Berksoy kimdir ve eserleri nelerdir? Google Doodle olan ünlü ismin hayat hikayesi ve hakkındaki tüm detayları sizler için derledik.
SEMİHA BERKSOY KİMDİR?
Haberimizin detaylarından, bugün 109. yaş günü olan opera sanatçısı Semiha Berksoy'un hayatı hakkında bilgilere ulaşabilir ve eserlerini görüntüleyebilirsiniz.
İşte, ünlü ismi hayat hikayesi;
1910 yılında İstanbul'da doğdu. Annesi ressam Fatma Saime Hanım, babası Ziya Cenap Berksoy'dur. Annesi ona jestlerle şiir okumasını, şarkı söylemesini ve resim yapmasını öğretti. İlkokuldayken hikayeler yazdı, yazdıklarını resimledi.
Darülbedai Tiyatro Okulu'na gitti. İstanbul Belediye Konservatuarı'nda Nimet Vahit Şan sınıfına devam etti. 1932 yılında Darülbedai'de çalışmaya başladı. Çeşitli oyunlarda başrol oynadı. Muhsin Ertuğrul'un çektiği ve ilk sesli Türk filmi İstanbul Sokaklarında rol aldı. Darülbedai'de sahnelenen Türk operetlerinin primadonnası oldu.
Atatürk'ün hayranlıkla seyrettiği Özsoy Operası'ndaki rolüyle dikkatleri üzerine çekti.
Nazım Hikmet'in yazdığı 'Bu Bir Rüyadır' operetinde Fatma rolünü, Cemal Reşit Rey ve Ekrem Reşit Rey'in operetinde Marlane rolünü, 'Saz Caz'da Doleres Del Ranco'yu oynadı.
Ankara Devlet Konservatuarı'nın açtığı sınavı kazanarak Berlin Devlet Yüksek Müzik Akademisi Opera bölümüne gitti. Berlin'de verdiği konserlerde ayakta alkışlandı. Orada Richard Straws'un 75. doğum yılı şenliklerinde "Ariadne auf Naxos" operasında başrolde oynadı (1939).
Berlin'de çalışmak yerine Ankara Devlet Operası'nın sanatçısı olmayı tercih etti. İlk konserini Cemal Reşit Rey'in eşliğinde verdi. Ankara Devlet Operası'nın kurulmasında Carl Ebert ile birlikte görev aldı. 1941 yılında profesyonel anlamda ilk opera gösterisi olan Tosca'da oynadı. Bundan sonra Devlet Operası'nın çeşitli gösterilerinde rol aldı ve yurtdışında pek çok konser verdi.
1963 yılında jübilesi yapıldı. 1972 yılında Devlet Operası'ndan 'Yüksek Dramatik Soprano' olarak emekli oldu.
Opera çalışmalarının yanısıra resim yaptı. 1969 yılında Berlin'de, 1972 yılında da Paris'te sergi açtı. Türkiye'de ilk sergisini 1974 yılında Ankara Devlet Resim Heykel Galerisi'nde açtı. Genellikle ölüm ve aşk temalarını işledi.
15 Ağustos 2004 tarihinde İstanbul'da vefat etti.
Eserleri
ESERİ:
Ateş Kuşu
Rol aldığı tiyatro oyunları
Bu Bir Rüyadır : Nâzım Hikmet - İstanbul Devlet Tiyatrosu - 2001
Keşanlı Ali Destanı : Haldun Taner - Engin Cezzar Gülriz Sururi Tiyatrosu - 1966
İstanbul Efendisi : Musahipzade Celal - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1965
Yatık Emine : Refik Halit Karay,Nazım Kurşunlu - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1965
Rüya Oyunu : August Strındberg - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1964
Dumanlıda Telaki Var : Nazım Kurşunlu - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1964
Çalıkuşu : Reşat Nuri Güntekin,Necati Cumalı - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1962
Göç (oyun) : Cevat Fehmi Başkut - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1961
Macun Hokkası : Müsahipzade Celal - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1961
Lütfen Dokunmayın : Haldun Taner - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1961
Kanaviçe (oyun) : Turgut Özakman - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1960
Büyük Jüstinyen : Refik Erduran - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1960
Karayar Köprüsü : Redik Erduran - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1959
Felsefe Doktoru : Branislav Nušic - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1959
Tablodaki Adam : Cevat Fehmi Başkut - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1958
Cadı Kazanı : Arthur Miller - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1958
Dışardakiler : Haldun Taner - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1957
Korku (oyun) : Orhan Asena - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1956
Bu Gece Başka Gece : Reşat Nuri Güntekin - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1956
Dünkü Çocuk : Garson Kanin - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1955
Yaşlı Aile : Branislav Nušic - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1954
Çayhane : John Parick - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1954
Lady Frederick : W. Somerset Maugham - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1953
Elektira : Sofokles - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1952
Miras (oyun) : Augustus Goetz - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1951
Köşebaşı : Ahmet Kutsi Tecer - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1951
Kaynak:sabah
Yılan sokmasından dünyada her gün 200 kişi ölüyor
Yılan sokması nedeniyle dünyada her gün 200 kişi yaşamını yitiriyor.
CNN'de yer alan haberde, dünyada yılan sokmasından her gün 200 kişinin, her yıl 81 bin ila 138 bin kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.
Yılan sokması nedeniyle her yıl en az 400 bin kişinin de sakat kaldığı kaydedildi.
İngiltere merkezli araştırma kuruluşu Wellcome Trust, yılan sokmalarının herhangi bir tropikal hastalıkla karşılaştırıldığında daha fazla ölüme ve sakatlığa neden olduğunu belirtti.
DÜNYANIN EN BÜYÜK VE EN GİZLİ SAĞLIK SORUNLARINDAN BİRİSİ
Yılan sokmalarından kaynaklanan insan ölümlerinin, dünyanın en büyük ve en gizli sağlık sorunlarından birisi olduğu ifade ediliyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ),yılan sokmalarının neden olduğu ölümlerin sayısını azaltma amacıyla bir yol haritası belirleyeceğini duyurdu.
DSÖ, yılan sokmalarına karşı eğitimin önemli olduğuna işaret ederek, 136 milyon dolarlık yatırımla 2030 yılına kadar ölüm ve sakatlık sayısının yarıya indirilmesinin amaçlandığı da kaydedildi.
Wellcome Trust kuruluşundan Prof. Mike Turner, yılan sokmalarının tedavi edilebilir olduğunu dile getirerek, doğru panzehire erişimle hayatta kalma şansının artırıldığını dile getirdi.
Bilim adamları ise daha güvenli, ucuz ve etkili panzehir üretmek için yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.
Dünyada 3 bin 400 civarında yılan türü bulunuyor. Bunlardan yaklaşık 600'ünün zehirli olduğu sanılıyor.
Saldırılar ağırlıklı olarak Asya ve Afrika'da yaşanıyor.
Ekrem İmamoğlu "Hani çaldılar? Hani hırsız?"
31 Mart seçimlerinde halk oylarıyla seçilen ancak AKP ve MHP'nin itirazları sonucu YSK tarafından mazbatası alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Habergolobal TV'de gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor.
İmamoğlu, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) gerekçeli kararına ilişkin "Bana göre hiçbir şey ifade etmiyor. Sadece 100 sayfaya yakınında ilçelerdeki isimler yazılmış. Edebiyat dersinde kompozisyona konu olarak çalışılmamışsa sayfalarca yazarsınız. YSK başkanı olmak üzere şerh yazan kişiler var. Gerekçede seçim iptali için uyumsuzluk görülmemiştir deniyor. Bir başka şerhte ise seçimin iptaline hukuki bir uyarlılık bulunmamaktadır deniyor. Türkiye tarihinde başka böyle bir örnek yok. Sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmaması seçmene yüklenecek bir husus değil. Kendi yaptıları şayet bir hata ise bundan 16 milyon insanı cezalandırılıyorlar. Hani çalma nerede? Bu ülkenin bütün yöneticileri hem de Ramazan ayında, iftar sofralarında çaldılar dediler. Bu milletin vicdanına sığar mı bu anlayış." dedi.
Spotify'ın ilk cihazı çıkıyor: Car Thing
En çok kullanılan müzik uygulamalarından olan Spotify donanım işine giriyor. Car Thing adındaki cihazı isminden de anlaşılacağı üzere araba kullanırken müzik dinlemeyi sevenlere hitap ediyor.
Öncelikle cihazdan şöyle bir bahsedelim. Aracınızın 12V'luk girişine takarak kullanabileceğiniz bu cihazın sol tarafında dairesel bir ekran yer alıyor. Cihazda 'Hey Spotify' dediğinizde aktifleşen sesli asistan hizmeti mevcut. Sesli asistan sayesinde aynı anda hem yola odaklanıp hem de cihaza bakıp şarkı değiştirme zahmetine girmeden istediğin şarkının ismini söyleyerek dinleyebilirsiniz.
Cihaza kendi Spotify hesabınızı entegre ederek sevdiğiniz çalma listelerine kolaylıkla erişebilirsiniz.
Kullanıcılar hakkında bilgi edinmek amaçlanıyor.
Spotify'ın böyle bir hizmete girilmesinin asıl amacının ise diğer şirketlere rakip olmak değil kullanıcılar hakkında daha fazla bilgi edinmek olduğu söyleniyor.
Test edilmeye geliyor.
Müzik servisinin bu cihazına ABD'li bazı Spotify Premium kullanıcıları, test kapsamında ücretsiz erişim sağlayabilecek.
Fiyat ve tarihi belirsiz.
Cihazın ne zaman çıkacağı ve fiyatı ile ilgili ise henüz dedikodulardan öte bir bilgi yok.
Anadolu Efes tarihinde ilk kez finale yükseldi.
Basketbolda EuroLeague 2018-19 sezonunda Final Four'a yükselmeyi başaran takımlarımız Fenerbahçe Beko ve Anadolu Efes karşı karşıya geldi.
Karşılaşmanın ilk periyodu Fenerbahçe Beko'nun 20-19'luk üstünlüğüyle sona erdi.
2. periyot Anadolu Efes'in 45-40'lık üstünlüğüyle sona erdi.
3. periyot Anadolu Efes'in 68-57'lik üstünlüğüyle sona erdi.
Karşılaşma Anadolu Efes'in 92-73'lük üstünlüğüyle sona erdi. Bu sonuçla Basketbol THY Avrupa Ligi'nde Anadolu Efes Fenerbahçe Beko'yu 92-73 yenerek tarihinde ilk kez finale yükseldi.
Temsilcimizin finaldeki rakibini CSKA Moskova ve Real Madrid karşılaşmasının sonucu belirleyecek.
Beynimizin yüzde kaçını kullanıyoruz
Beyinle ilgili birçok yanlış inanış var. Bunlardan biri de beynimizin sadece yüzde 10’unu kullandığımıza dair algıdır.
Herkesin hoşuna gider buna inanmak. Çünkü geri kalan yüzde 90’ı da kullanmayı öğrendiğimizde daha zeki, başarılı ve yaratıcı olabileceğimiz umudunu barındırır. Ama ne yazık ki doğru değildir.
Her şeyden önce neyin yüzde 10’u sorusunu sormak gerekir. Eğer söz konusu olan beyin bölgelerinin yüzde 10’u ise bu tez çok çabuk çürütülebilir. Nörologlar manyetik rezonans görüntüleme ya da MRI denen teknikle, insan bir şey düşünürken ya da yaparken beynin hangi bölümlerinin harekete geçtiğini gözleyebiliyor.
Yumruğumuzu sıkıp gevşetmek gibi basit bir hareket ya da birkaç kelime söylemek bile beynin yüzde 10’undan daha büyük bir bölümünün harekete geçmesini gerektiriyor. Hiçbir şey yapmadığımızı sandığımız anda bile beynimiz oldukça meşguldür; nefes alma ve kalp atışı gibi fonksiyonları kontrol ediyor ya da yapılacak işler listesini hafızaya alıyordur.
Kaynağı ne?
Yüzde 10 oranı beyin hücrelerinin sayısını ifade ediyorsa bu inanış yine doğru değildir. Sinir hücreleri işlevsiz kaldığında ya bozulup ölür ya da yakındaki diğer bölgelerin istilasına uğrar. Yani beyin hücreleri boş boş öylece durmaz. Değerli hücrelerdir bunlar. Kaynak tüketimi bakımından beynimiz büyük bir tüketicidir. Soluduğumuz oksijenin yüzde 20’si beyin dokusunu canlı tutmak için kullanılır.
Doğada bazı ilginç tasarımların olduğu bir gerçektir; fakat ihtiyacımız olandan 10 kat daha büyük bir beyin evrim açısından da mantıklı değildir.
Peki biyolojik ve psikolojik temeli olmayan böyle bir fikir nasıl olur da böylesine yaygınlık kazanır? Bu inancın kaynağını bulmak zor. Fakat Amerikalı fizyolog ve filozof William James 1908’deki bir eserinde (The Energies of Men) “zihinsel ve fiziksel kaynaklarımızın çok küçük bir kısmını kullanıyoruz,” gibi bir laf etmiştir. Fakat ne beyinden ne de bir orandan söz etmiş, sadece insanın daha çok şeyi başaracağına dair iyimserliğini ifade etmiştir.
Yüzde 10 oranı, Dale Carnegie’nin 1936 tarihli ‘Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı’ adlı kitabının önsözünde geçiyor. Bazıları ise bu rakamın Albert Einstein’a ait olduğunu söylüyor; fakat bugüne kadar böyle bir alıntıya rastlanmamıştır.
Adapte olma özelliği
Bu yanlış anlamaya kaynaklık edebilecek iki şey daha var. Beyindeki hücrelerin yüzde 90’ı gliyal hücreler adı verilen destek hücreleridir. Bunlar beynin beyaz kısmını oluşturur ve geri kalan yüzde 10 oranındaki nöronlara, yani asıl düşünme işini gerçekleştiren gri kısma fiziksel ve besinsel olarak destek olur.
Bir de beyin taraması sonucu olağanüstü ilginç özellikleri ortaya çıkan hastalar var. 1980’de John Lorber adlı bir İngiliz çocuk doktoru Sciencedergisine yazdığı bir makalede, bazı hidrosefali(beyinde su toplaması) hastalarının yeterli beyin dokusu kalmadığı halde hala işlevsel olduklarından söz etmişti. Bu elbette sağlıklı olanların beyinlerini ekstra kullanma yeteneğine sahip oldukları anlamına gelmiyor; sadece olağanüstü durumlara adapte olmanın örnekleri olarak gösteriliyor.
Gelişme potansiyeli
Aklımıza koyduğumuzda yeni şeyler öğrenebileceğimiz ve bunun beynimizin yapısını değiştirdiğine dair veriler var. Fakat söz konusu olan beyinde yeni alanlar bulunması değildir. Beyinde sürekli olarak sinir hücreleri arasında yeni bağlantılar oluşur ya da artık ihtiyaç kalmayanlar ortadan kalkar.
İlginç olan şu ki, bu inanışın doğru olmadığı söylendiğinde insanlar büyük bir hayal kırıklığına uğruyor. Yüzde 10 oranı, içerdiği gelişme potansiyeli bakımından çok cazip geliyor olmalı. Ama ne yazık ki bu potansiyel beynin kullanılmayan bir kısmında ortaya çıkmayacak
Bu telefon aklınızı alacak. İşte Xiaomi Mi Mix 4
Xiaomi'nin önümüzdeki aylarda çıkarmasını beklediğimiz Xioami Mi Mix 4 ile ilgili özellikler yayınlandı. Görünüşe göre bu telefon değil Xioami'nin amiral gemisi, adeta uzay gemisi olma yolunda. Telefon 100W'lık hızlı şarj teknolojisi ile telefon tarihindd bir ilki gerçekleştiriyor.
Sistem gereksinimleri
Telefon 1TB'lık hafızası ve 16 GB'lik RAM'i ile bir bilgisayarı andırıyor. Ayrıca telefonun 100w hızlı şarj teknolojisi ile bir ilki gerçekleştireceğini söylemiştik. Telefonun bataryası ise 4.500 mAh
İşte Xioami Mi Mix 4'ün genel özellikleri
Twitter kullanıcısı Mukul Sharma tarafından paylaşılan, söz konusu telefonun teknik özellikleri şunlar:
• Qualcomm Snapdragon 855 yonga seti
• 16 GB RAM
• 1 TB dahili depolama alanı
• UFS 3.1 depolama
• 120 Hz tazeleme hızına sahip 2K AMOLED ekran
• 64 megapiksel kamera
• IP68 sertifikası
• 4.500 mAh pil
• 100 W hızlı şarj (Dünyada ilk)
Kaynak: Donanım Haber
ABD Huawei’yi kara listeye aldı
Huawei ve 70 ortağı kara listede
ABD Sanayi ve Güvenlik Dairesi (BIS) “Entity List” adını verdiği listeye Huawei ve 70 ortağınıekledi. Bu adımla birlikte ABD’li şirketlerin Huawei ile alışveriş yapabilmesi için özel lisansalmaları gerekecek. Dolayısıyla Huawei’nin tam anlamıyla önünün kesildiğini söyleyebiliriz.
Kararın arkasındaki temel sebep önceki haberimizde aktardığımız gibi, bilgi ve iletişim teknolojilerinde güvenlik açıklarına sebep olan yabancılardan Amerika’yı korumayı sağlamak. ABD Ticaret Bakanlığı da Huawei’nin İran’la ilişkileri iddianamesini öne çıkarak, firmanın yasaklanmasının makul bir temeli olduğunu belirtiyor.
Yeni nesil 5G ağ ekipmanlarında iddialı şirketlerden biri olan Huawei, kararla birlikte ABD altyapısında kullanılamayacak. Her ne kadar Huawei tarafından ürünlerinin güvenlik tehdidi oluşturmadığı ve her türlü görüşmeye açık oldukları açıklamaları gelse de şimdilik karşı taraftan pozitif bir adım göremiyor. ABD ve Çin arasındaki gerilim ZTE'den sonra Huawei'yi de engellemiş oldu
Ailesine şerbet diye siyanür içiren genç ile ilgili her şey.
İzmir'in Bayraklı ilçesinde dehşet verici bir olay yaşandı. Mahmut Can adında bir genç internetten sipariş ettiği siyanürü meyve suyunun içine katıp 'şerbet' diye ailesine içirdi. Anne ve Babası hayatını kaybetti. 2 kardeşinin ise durumu iyi.
'15 dakikanız kaldı... 10 dakikanız kaldı' dedi.
Mahmut Can salı akşamı saat 22:30 civarı anne ve babasına 'Değişik bir şerbet yaptım bir tadın' dedi. Annesi Fatma ve babası Mehmet Kalkan birden fenalaştı. Anne Fatma Kalkan komşulara 112'yi aramasını söyledi. İddiaya göre Mahmut Can Kalkan annen ve babası can çekişirken '15 dakikanız kaldı.. 10 dakikanız kaldı' şeklinde dakika saydı.
Şizofreni tanısı koydu.
Mahmut Can'ın ailesi hastaneye kaldırılırken. Kendisine ise şizofreni tanısı kondu. Edilen bilgilere göre genç internetten ticaret yapıyordu. Yaptığı ticaretten 45 bin lira zarar elde etti. Psikolojisi bozulduktan sonra herhangi bir destek de almadı. Bu sebeple psikolojisi bozulan Mahmut Can böyle bir işe girişti.
Kardeşine zorla içirmeye çalıştı.
Mahmut Can, 16 yaşındaki kardeşi Mehmet Taha'ya da siyanürlü sıvıdan içirmeye çalıştı. Annesi ve babasına olanları gören Mehmet Taha içmek istemedi. Mahmut Can kardeşine zorla içirmeye çalışırken yanlışlıkla siyanürlü sıvıyı kardeşinin üstüne döktü. Kardeşi hastaneye kaldırıldı,durumu iyi ancak tedbir amaçlı hastanede.
En küçük kardeş 4 yaşındaki Emir Can Kalkan'ın vücudunda siyanüre rastlanmadı. Küçük çocuk taburcu edildi.
Mahmut Can ise kontrollerinden sonra sevk edildiği Nöbetçi Mahkemece tutuklandı.
Venezuela'dan 'Türkiye hami devlet olsun fikri
Venezuela'nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Moncada, ülkesinin Washington Büyükelçiliğinin korunması için Türkiye'nin ''hami devlet'' olmasını teklif ettiklerini söyledi.
Protesto devam ediyor
�leti�im Formu
Recent
Pop�ler Yay�nlar
Comments
Aboneler
Ads Reklam
Cat-6
Son Yorumlar
Slider
Cat-2
Bu Blogda Ara
Jika Anda menyukai Artikel di blog ini, Silakan berlangganan gratis via email






